Mutlu ve hayatı doya doya yaşamanın sırrı, cinsel yaşamdan geçmektedir. Doyumlu bir cinsel yaşam olmadan mutluluk eksik kalır. Araştırmaların verdiği rakamlara göre ne yazık ki günümüzde cinselliği doyarak yaşayabilen insan sayısı çok azdır. Hatta önemli çoğunluk bunun farkında bile değildir. Sıkıntılarını kader olarak kabul etmiş bu çoğunluk, hayatın en zevkli tarafını hiç anlayamadan yaşlanıp gitmektedirler. Sadece kendileri çekip gitseler kimseye zararı olmaz. Oysa bu insanlar çocuklar yetiştirmekte, toplumsal kültüre ve sosyal hayata katkıda bulunmaktadırlar. Böylece sıkıntılar ve mutsuzluklar toplum hayatına nüfuz etmekte, dönüp bireylerin yaşamını tekrardan etkilemektedir.
Cinsel yaşamı belirleyen iki temel faktör vardır;
1. Bireyin psikolojisi. Bireyin çocukluğunun geçtiği aile ortamı ve kültürel çevre onun psikolojik yapısını belirlemektedir. Buna göre;
- Anne baba ilişkileri
- Annenin kız çocuk/larla ilişkisi,
- Annenin erkek çocuk/larla ilişkisi
- Babanın kız çocuk/larla ilişkisi
- Babanın erkek çocuk/larla ilişkisi
- Kız çocukların kendi aralarındaki ilişkiler
- Erkek çocukların kendi aralarındaki ilişkiler
- Kız çocukların erkek kardeş/ ağabeyleriyle ilişkileri
- Erkek çocukların kız kardeş/ ablalarıyla ilişkileri
- Çocuk sıralamasındaki yer.
Bunlar, Aile içindeki sistemleri oluşturan belli başlı ilişki bağlarıdır.
Ailenin içinde bulunduğu sosyal sınıf ve kültürel çevre ve anne babanın her ikisinin içinden geldiği kök aile ilişkileri, bireyin kişiliğinin, yani psikolojisinin oluşumunu sağlar.
Örneğin annenin fazlasıyla aktif (dominant), babanın pasif olduğu durumda eğer kızlar anneyi, erkekler babayı örnek alırsa, aktif kadınlar ve pasif erkekler yetişmiş olur.Aktif kadınlar aktif erkekleri arzular ama onlarla birlikte yaşamakta zorlanırlar. Pasif erkeklerden hoşlanmaz ama genellikle onlarla baş edebilirler. Bu tür ilişkilerde cinsel yaşam önemli ölçüde yara alır.Veya tersi olur kız çocuklar pasif babayı erkek çocuklar dominant anneyi örnek alırlarsa her iki tarafın da gelecekteki ilişkileri zor olacaktır. Bu durumda sağlıklı cinsel hayat beklemek hayalcidir.
Bu tür ilişkilerin sonucu olarak günümüzde çok sayıda cinsel sorun adı konulmuştur. Bedensel ve fiziksel hastalıkların, alınan ilaçların yan etkilerinin yol açtığı geçici cinsel sorunları konumuzun dışında tutup saymazsak, cinsel sorunların altında yatan asıl psikolojik sorunlardır.
Bunlardan en yaygın rastlanan kadın cinsel sorunu Frijidliktir. Waginismus adıyla da tanınan bu sorunu taşıyan kadınların bedeni kendiliğinden cinsel ilişkiye kapanmıştır; cinsel temas sağlanınca da haz değil sadece acı vermektedir.
- Alibidimie: Cinsel iştahsızlık
- Orgazm olamama kadınlarda sıkça görülen diğer cinsel sorunlardan sadece birkaçı.
Erkeklerde sık görülen sertleşememe durumu da buna benzer bir sorundur.
- Erken boşalma: cinsel ilişki başlamadan, ya da koitusun hemen sonrası boşalma.
- Boşalamama ya da boşalma sonrası duyulan baş ağrısı, vücutta yaşanan gerilim.
- Dispareunie: Cinsel temas anında, kamışta duyulan acı. Vs.
Aile içindeki ilişkiler çok daha başka sorunlar da yaratmaktadır. Örneğin kadın veya erkeğin gençliğinde kurdukları sıkı bir aşk ilişkisi kopmadan ayrılmışlar veya hiç beraber olamamışlarsa, daha sonra evlendiklerinde doğan çocuklardan biri sevgiliyi temsil eder, yani kopmamış ilişkiyi devralır. Eğer kadının aşkı erkeği kız, babanın aşkı kadını oğlan çocuk temsil ediyorsa, onlar kendi cinselliklerini yaşayamazlar.
Bunun en yaygın sonucu, erkeklerde görülme sıklığı kadınlardan fazla olan gizli ya da açık Homoseksualitedir. Veya en hafifinden, çocuklar Dispareunie veya Alibidimie sorunu çekerler.
Bunlara ek olarak
- Satiriasis: cinsel ilişkiye doymayan erkek
- Nymphomanie: cinsel ilişkiye doymayan kadın olmak;
Sapkınlık olarak bilinen;
- Pedofilie: Çoğunlukla erkekler tarafından, sadece çocuklarla kurulan cinsel ilişki,
- Pederastie: Oğlancılık,
- Ensest: aile içinde, anne oğul, baba kız, baba oğul ve kardeşler arasında kurulan cinsel ilişki,
- Sodomie: Hayvanlarla kurulan cinsel ilişki,
- Nekrofilie: Taze cesetlerle kurulan cinsel ilişki gibi cinsel sorunlar da vardır.
Bunlara ilave olarak, yakın zamana kadar sapkınlık olarak değerlendirilen, ancak günümüzde giderek daha hayırhah karşılanmakta olan;
- Teşhircilik; Normal cinsel ilişkiye cesaret edemeyen erkeklerin, park, ıssız yol gibi yerlerde kadınlara cinsel organlarını göstermeleri sorunu.
- Röntgencilik: Başkalarını, bilhassa cinsel ilişki anında dikiz etmekten haz alma sorunu
- Fordçuluk: Kalabalık ortamlarda kadınlara sürtünme,
- Fetişizm: Kadınların iç çamaşırlarını çalıp onlarla sevişme,
- Transvestistlik: Karşı cinsin kıyafetlerini giymekten haz almak,
- Sadizim: acı çektirmekten,
- Mazohizim: acı çekmekten haz almak,
- Kleptomanie: çalmanın verdiği heyecandan,
- Erotofonie: anonim telefon etmelerden haz duyma gibi cinsel sorunlar bulunmaktadır.
Bu sorunların hepsi bireyin aile içinde edindiği veya edinemediği kişilik bileşenlerinin yol açtığı sonuçlardır.
Sağlıklı olan, uyumlu ve dengeli anne babaların kızlarının anneyi, oğlanlarının babayı örnek almalarıdır. Böylesi ideal ilişkileri bulmaksa neredeyse piyango gibidir.
Böylesi ideal uyumlu eşlerin çocukları hangi sosyal sınıf ve katmandan olursa olsun hayatın tümünü olduğu gibi, cinselliği de bütünüyle yaşamaya ruhsal olarak hazırdırlar. Bu noktada onların ihtiyacı olan sadece bilgidir. Bu sefer de karşımıza ikinci faktör çıkar:
2. Dış Dünya. Toplumun içinde bulunduğu sosyal, siyasal ve kültürel eğilim durumu;
Eğitim sistemi, basın yayın, görsel ve yazılı medya, edebiyat – sanat eğilimleri, gençlik moda akımları vs. bireyin yaşamını doğrudan etkileyen dış faktörlerdir. Yetişkin ya da genç birey ister sağlıklı, isterse de disfunktional bir aileden gelmiş olsun, bütün bu dış faktörlerden kaçamaz. Ama sağlıklı aileden gelen, dışardan aldıklarını daha fazla özümseme ve sindirme şansına sahiptir. Ötekiler, dış faktörlerin etkilerine fazlasıyla açıktırlar.
Örneğin taşradan, küçük bir Anadolu kasabasından büyük şehre, üniversiteye gelmiş olan sağlıklı aileden gelen bir öğrenci, kalıcı sosyal ve aşk ilişkilerine yönelirken, diğerleri genellikle daha çok zorlanırlar. Oysa her ikisi de her çeşit çılgınlığı ve sıra dışılığı yaşama şansına aynı derecede sahiptirler.
Cinsel hayatın düzenlenmesinde Aile Dizimi çok hızlı ve etkili bir çalışmadır. Aile Dizimi önce
- bireyin aile içindeki konumunu yeniden netleştirir, böylece
- psikolojisinin derinlerindeki kaygıları, çıkışsızlıkları, tıkanıklıkları açar.
- Aile sisteminde kopan ya da hasar gören yerleri tamir eder.
- Negatif duygu kanallarını kapatır, sadece sevgi kanalını işlevsel kılar.
- Böylece birey aile içinde ve yeryüzündeki yerini, kendi cinsiyetini, kimliğini fark eder, benimser.
- Özbenliği gelişir, her tür güvensizlik, korku ve endişeyi kalkar, yerine
- Bedensel ve ruhsal farkındalık gelir.
- Gelişen farkındalıkla birey cinsel gücünü keşfeder, güçsüz yanını fark ederek onu kabullenir, telafi edecek somut adımlar atmaya hazır hale gelir.
- Aile Dizimi gerçek bir mucizedir.
Çünkü biz adını başında koyduğumuz sorunu çözmeden peşini bırakmıyoruz.
Aile Dizimi sonrasında bireysel psikolojik danışmaya gerek kalmayacaktır. En fazla bilgi eksikliğinin yol açtığı birkaç danışma oturumu, bireyin cinsel yaşamının kökten değişimini sağlayacaktır. Burada önemli olan bireyin ruhen, bedenen ve zihnen bütün olarak açık, hazır hale gelmesidir. Bunu da ancak Aile Dizimi bu kadar hızlı ve derin başarabilir. Bilgi eksikliği birkaç kitap okunarak da sağlanabilir.
O halde, cinsel sorunlarda Aile Dizimi atılması gereken ilk adımdır.







