Aile Danışma Merkezi

Sunday
May 20th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Hizmetler Aile Danışmanlığı ve Terapisi

Kadına Şiddet Giderek Artıyor

e-Posta Yazdır PDF
Kadına Şiddet Giderek ArtıyorÖzel Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe, dernek olarak gerçekleştirdikleri araştırma sonuçlarının, Türkiye’de cinsel şiddetin her geçen gün artığını gösterdiğini ve kadınların yüzde 40′ının fiziksel, yüzde 20’sinin de cinsel şiddete maruz kaldığı bildirildi. Kadınları istemediği cinsel ilişkiye zorlamak, tecavüz, başka kişilerle cinsel ilişkiye girmeye zorlamak, cinsel olarak kişiyi korkutan ve kıran davranışlarda bulunmak, sürekli kadınlığını aşağılamak, telefonla, mektupla veya sözlü olarak sürekli cinsel içerikli tacizlerde bulunmak, cinsel organlara zarar vermek, namus ve töre nedeni ile baskı uygulamak gibi cinsel şiddet içeren eylemlerde artış olduğunu kaydeden Keçe, TÜBİTAK tarafından desteklenen ve 18 ay süren ‘’Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'’nın sonuçlarının da kendi çalışmalarını desteklediğini ifade etti.

Keçe, “Araştırmaya göre cinsel şiddet her geçen gün artıyor. Kadınların, eşlerinden daha çok para kazanması, fiziksel şiddet riskini iki kat artırıyor” dedi. Aynı araştırmaya göre, Türkiye’de her üç kadından birinin dayak yediğini, aile kadar eğitim ve öğretim kurumlarında da şiddetin arttığını ifade eden Keçe, şiddetin eğitim ve öğretim kurumlarında artmasının çok düşündürücü olduğunu vurguladı.

DAHA ÇOK EVLİ KADINLAR
Keçe, cinsel şiddete uğrayan kadınların yüzde 63′ünün evli olduğunu dolayısıyla eşinden şiddet gördüğünü, yüzde 21′inin boşandığı, yüzde 7’sinin ise nikahsız birlikte yaşadığı kişinin cinsel şiddetine maruz kaldığını söyledi. Cinsel şiddet mağduru kadınların yüzde 9′unun ise akraba ya da tanıdığından şiddet gördüğüne işaret eden Keçe, araştırmanın, cinsel şiddete maruz kalan kadınların yüzde 85′inin ‘’ara sıra'’, yüzde 15′inin ise ‘’nadiren'’ cinsel şiddete uğradığını ortaya koyduğunu bildirdi. Keçe, cinsel şiddete uğrayan kadınların sadece yüzde 15′inin doğrudan mahkemeye, yüzde 12’sinin de polis merkezlerine başvurarak yaşadığı şiddete çare aradığına işaret etti.

GİZLİ KALIYOR
Cinsel şiddete maruz kalan kadınların sayısının daha fazla olduğunu tahmin ettiklerini dile getiren Keçe, şöyle konuştu: “Açıkladığımız oranlar tahmini olarak daha yüksektir. Çünkü genellikle cinsel şiddet gizli kalır ve toplum olarak bu konuların konuşulmasından pek hazzetmeyiz. Hiç şüphesiz, bu oranlar buz dağının sadece ucunu gösteriyor. Kadınların cinsel şiddet olaylarını duyurmamalarının birçok nedeni var. Bedensel ve ruhsal bir travmaya maruz kalmış kadının, topluma mağdur olduğunu ispat etmesi yükümlülüğü de vardır. Bu nedenle kadınlar cinsel şiddeti gizlerler. Kadınların yüzde 60′ı cinsel şiddetten sonra psikolojik ve tıbbi tedavi görmüyor. Pek çok kadının utanarak ya da korkarak cinsel şiddeti gizli tutma eğiliminde olduğundan bunu söylemeyeceği göz önüne alınırsa, gerçek rakamlar daha vahimdir.”

Keçe, kadınların çoğunun dayak, sövme, itip kakma gibi fiziksel şiddet uygulamalarından sonra cinsel ilişki kurmaya zorlanma, ters ilişki, ensest ilişki, çocukların önünde cinsel ilişkiye zorlanma, aşırı cinsel ilişki kurma baskısı, oral ilişki ve çeşitli aletler kullanarak ilişkiye zorlama gibi cinsel şiddete de maruz kaldıklarını dile getirdi.
Araştırmada, fiziksel şiddete maruz kalan kadınların yaklaşık yüzde 36’sının, fiziksel şiddetten sonra cinsel şiddete de uğradığını beyan ettiğini anlatan Keçe, “Kadınlar direndiklerinde veya itiraz ettiklerinde ise tecavüze uğramaktadırlar” diye konuştu.

HER MESLEKTEN VAR
Cinsel şiddetin daha çok erkekler tarafından uygulandığına dikkat çeken Keçe, şöyle devam etti: “Cinsel şiddet uygulayan erkeklerin büyük bir bölümü, gelir getiren bir işe sahip. Bu durum cinsel şiddet uygulayanların işsiz, güçsüz erkekler olduğuna dair ön yargıyı geçersiz kılmaktadır. Cinsel şiddet uygulayanlar avukat, mühendis, iş adamı, doktor, mali müşavir ve sanatçılar gibi her meslek grubundan ve her kesimden erkekler olabiliyor. Şiddet uygulayan erkeklerin, yalnızca hasta ruhlu ve alkolik olduğunu düşünmemek gerekiyor. Aralarında normal, sorunsuz davranan erkekler de çoğunlukta. Cinsel şiddet mağduru kadınların bazıları, ailelerine ve dostlarına cinsel şiddete uğradıklarını söylediklerinde kimseyi inandıramadıklarını söylüyorlar. Alkol kullanımı, cinsel şiddeti artırıyor.

Alkollü olduklarında erkekler, daha rahat cinsel şiddet uygulayabiliyorlar ve şiddeti alkolün arkasına sığınarak açıklayabiliyorlar. Ancak alkol şiddetin kaynağı değil erkeklerin kullandığı kötü bir araçtır. Hiç kimse alkol, uyarıcı ya da uyuşturucu madde etkisinde olsa da cinsel şiddet davranışlarından sorumsuz tutulamaz.”

CİNSEL SAĞLIK ENSTİTÜSÜ

Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Web Site: www.cinseltip.org